safiye 的个人资料safiye adlı kullanıcının...照片日志列表更多 ![]() | 帮助 |
|
|
12月21日 UnutmamakBir sabah yaşlı bir bey,sabah erken evinden çıkmış,yolda yürürken bir bisikletin kendine çarpması ile yere yuvarlanmış ve hafif yaralanmış.
Sokaktan geçenler,tavırlarıyla insanda saygınlık uyandıran bu adamı hemen en yakın sağlık birimine ulaştırmışlar.
Hemşireler adamcağızın yarasına pansuman yapmışlar,ama
"Biraz beklemesini ve röntgen çekerek herhangi bir kırık veya çatlak
olup olmadığını inceleyeceklerini" söylemişler.
Yaşlı adam huzursuzlanmış ve "acelesi olduğunu,tetkik istemediğini" söyleyerek
kalkmak istemiş.
Hemşireler bugün tatil olduğunu hatırlatıp merakla acelesinin nedenini sormuşlar
Adamcağız da:
"Karım huzur evinde kalıyor,her sabah onunla kahvaltı etmeye giderim,
geç kalmak istemiyorum" demiş.
Hemşirelerden biri:
"Karınız,siz gecikince merak edecegini düşünüyorsunuz heralde,
telefon edip haber verelim"demiş,
Adam üzgün bi ifade ile
"Ne yazık ki karım alzheimer hastası ve benim kim olduğumu bilmiyor.
ben bakamadığım için huzur evinde tedavi görüyor"demiş.
Hemşireler oldukça şaşkın bir halde:
"Madem sizin kim olduğunuzu bilmiyor,neden hergün onunla kahvaltı yapmak için koşturuyorsunuz?"demişler.
Adam buruk bi sesle
"Ama ben onun kim olduğunu biliyorum"demiş.
BÖYLESİ SEVGİ BULUTLARI ÜZERİMİZDEN HİÇ EKSİK OLMASIN ...
12月17日 Delinin veliye tavsiyesiBayezid-i Bestamî hazretleri. Büyük velilerden. Bir gün tımarhanenin önünden ge
çiyor. Tımarhane hizmetçisinin tokmakla birşeyler dövdüğünü görüyor: -Ne yapıyorsun? Hizmetçi: -Burası tımarhanedir. Delilere ilâç yapıyorum. -Benim hastalığıma da bir ilâç tavsiye eder misin? -Hastalığını söyle. -Benim hastalığım günah hastalığı... Çok günah işliyorum.. -Ben günah hastalığından anlamam... Ben delilere ilâç hazırlıyorum.. Parmaklığının arasından konuşulanları duyan bir deli,(!) Bayezid-i Bestamî hazretlerine: -Gel dede, gel! Senin hastalığının çaresini ben söyleyeyim, diye seslendi. Bayezid-i Bestamî hazretleri, delinin yanına sokularak: -Söyle bakalım, benim derdime çare nedir? dedi. Deli(!) şu ilâcı tavsiye etti: -Tevbe kökü ile istiğfar yaprağını karıştır... Kalb havanında tevhîd tokmağı ile döv, insaf eleğinden geçir, göz yaşıyla yoğur, aşk fırınında pişir... Akşam-sabah bol miktarda ye... O zaman göreceksin senin hastalığından eser kalmaz, dedi. Bu güzel ilâcı öğrenen Bayezid hazretleri: -Hey gidi dünya hey! Demek, seni de deli diye buraya getirmişler, deyip oradan ayrıldı. Bu ilâç, halen günah hastası olanlara tavsiye olunmaya değer bir ilâçtır. Yani bu formülün hükmü hâlâ devam etmektedir. 11月30日 4 mevsim![]() Bir zamanlar 4 Oğlu olan bir adam varmış.. Çocuklarının çok erken karar vermemeleri ve önyargılı olmamaları için onları bu konuda eğitmek istemiş. Böylece her birini uzak bir yerde duran Ağacın yanına gidip ona bakmalarını istemiş. . İlk oğlan Kışın gitmiş, İkincisi İlkbahar, üçüncüsü yazın ve sonuncusu sonbaharda. Geri döndüklerinde hepsini bir araya çağırmış ve ne görüklerini sormuş. İlk Oğlan Ağacın çok çirkin, yaşlı ve kupkuru olduğunu söyledi. İkinci oğlan Hayır yeşillikle doluydu ve canlıydı dedi. Üçüncü oğlan başka fikirdeydi. Çiçekleri vardı ve kokusuyla görüntüsüyle o kadar muhteşemdiki, daha önce hiç böyle bir şey görmemişti. Sonuncu Oğlan hepsinin haksız olduğunu ve ağacın meyvelerle dolu, canlı ve hayat dolu olduğunu belirtti. Yaşlı Adam Oğullarına hepsinin haklı olduğunu söyledi. Çünkü hepsi farklı mevsimlerde ağacı görmeye gitmişti. Onlara bir Ağacı veya bir İnsanı, kısa bir süre veya bir mevsim tanıdıktan sonra yargılayamayacaklarını anlatmaya çalıştı. Yada neye sahip olup olmadıklarını. Gerçekleri ancak sonunda, 4 mevsimi gördükten sonra görürsünüz. Eğer kışın vazgeçersen İlkbaharın nimetinden olursun, Yazın Güzelliğinden ve Sonbaharın bütünlüğündende. Bir mevsimin acısının, diğer güzel mevsimleri parçalamasına izin vermeyin. Hayatınızı bir mevsim(bir dönem) yüzünden yargılamayın. Unutmayınki ilerde şuanki zamanı arayabilirsiniz. Yada daha güzel günlerde yaşayabilirsiniz.. 11月8日 Başı Yerde Aşık
10月29日 Aşk Dediğin Üç Harf, Beş Nokta…
10月25日 istediğiniz resme tıklıyarak ortada açılmasını sağlayabilirsiniz
10月5日 Fark etmeli![]() Farkında Olmalı İnsan Kendisinin, Hayatın, Olayların, Gidişatın Farkında Olmalı.Farkı Fark Etmeli, Fark Ettiğini De Fark Ettirmemeli Bazen… Bir Damlacık Sudan Nasıl Yaratıldığını Fark Etmeli! Anne Karnına Sığarken Dünyaya Neden Sığmadığını Ve En Sonunda Bir Metre Karelik Yere Nasıl Sığmak Zorunda Kalacağını Fark Etmeli! Şu Çok Geniş Görünen Dünyanın, Ahirete Nispetle Anne Karnı Gibi Olduğunu Fark Etmeli! Henüz Bebekken “Dünya Benim!” Dercesine Avuçlarının Sımsıkı Kapalı Olduğunu, Ölürken De Aynı Avuçların “Her Şeyi Bırakıp Gidiyorum İşte!” Dercesine Apaçık Kaldığını Fark Etmeli! Ve Kefenin Cebinin Bulunmadığını Fark Etmeli! Baskın Yeteneğini Fark Etmeli Sonra! Azrailin Her An Sürpriz Yapabileceğini, Nasıl Yaşarsa Öyle Öleceğini Fark Etmeli İnsan! Ve Ölmeden Evvel Ölebilmeli… Hayvanların Yolda Kaldırımda Çöplükte Ama Kendisinin Güzel Hazırlanmış Mükellef Bir Sofrada Yemek Yediğini Fark Etmeli! Eşref-İ Mahlûkat (Yaratılmışların En Güzeli) Olduğunu Fark Etmeli!Ve Ona Göre Yaşamalı! Gülün Hemen Dibindeki Dikeni Dikenin Hemen Yanı Başındaki Gülü Fark Etmeli! Evinde 4 Kedi 2 Köpek Beslediği Halde Çocuk Sahibi Olmaktan Korkmanın Mantıksızlığını Fark Etmeli! Sevdiğine “Seni Çok Seviyorum!” Demenin Mutluluk Yolundaki Müthiş Gücünü Fark Etmeli! Dolabında Asılı 25 Gömleğinin Sadece Üçünü Giydiğini Ama Arka Sokaktaki Komşusunun O Beğenilmeyen Gömleklere Muhtaç Olduğunu Fark Etmeli! Zenginliğin Ve Bereketin Sofradayken Önünde Biriken Ekmek Kırıntılarını Yemekte Gizlendiğini Fark Etmeli! Annesinden Doğarken Tertemiz Teslim Aldığı Gırtlağını 60-70 Yıl Sonra Sigara Yüzünden Azrail’e Soba Borusu Gibi Teslim Etmenin Emanete Hıyanet Sayılacağını Fark Etmeli! 63 Yıllık Ömründe Hiç Karnı Doymayan Bir Peygamber’in (S.A.V.) Ümmeti Olarak Aşırı Beslenme Yüzünden Sarkan Göbeğini Fark Etmeli. FARK ETMELİ!!! Ömür Dediğin Üç Gündür, Dün Geldi Geçti Yarın Meçhuldür, O Halde Ömür Dediğin Bir Gündür, O Da Bugündür…!!! 10月2日 :)
Bir Kadını Ağlatırken Dikkat Edin..
Alıntı Bir Kadını Ağlatırken Dikkat Edin.. 8月27日 ahde vefaAHDE VEFA
Hz. Ömer arkadaşlarıyla sohbet ederken, huzura üç genç girerler. Derler ki : - Ey halife, bu aramızdaki arkadaş bizim babamızı öldürdü. Ne gerekiyorsa lütfen yerine getirin. Bu söz üzerine Hz. Ömer suçlanan gence dönerek - Söyledikleri doğru mu diye sorar. Suçlanan genç der ki : - Evet doğru. Bu söz üzerine Hz Ömer anlat bakalım nasıl oldu diye sorar. Genç anlatmaya başlar: - - Ben bulunduğum kasabada hali vakti yerinde olan bir insanım. Ailemle beraber gezmeye çıktık, kader bizi arkadaşların bulunduğu yere getirdi. Affedersiniz hayvanlarımın arasında bir güzel atım var ki dönen bir defa daha bakıyor. Hayvana ne yaptıysam bu arkadaşların bahçesinden meyve koparmasına engel olamadım. Arkadaşların babası içerden hışımla çıktı atıma bir taş attı, atım oracıkta öldü. Nefsime bu durum ağır geldi, ben de bir taş attım, babası - Söyleyecek bir şey yok, bu suçun cezası idam. Madem suçunu da kabul ettin, dedi. Bu sözden sonra delikanlı söz alarak: - Efendim bir özrüm var, diyerek konuşmaya başladı: - Ben memleketinde zengin bir insanım, babam, rahmetli olmadan bana epey bir altın bıraktı. Gelirken kardeşim küçük olduğu için saklamak zorunda kaldım. Şimdi siz bu cezayı infaz ederseniz yetimin hakkını zayi ettiğiniz için Allah(cc) indinde sorumlu olursunuz, bana üç gün izin verirseniz ben emaneti kardeşime teslim eder gelirim, bu üç gün içinde yerime birini bulurum, der. Hz. Ömer der ki: - Bu topluluğa yabancı birisin, senin yerine kim kalır ki? Sözün burasında genç adam ortama bir göz atar, der ki: - Bu zat benim yerime kalır. O zat Hz. Peygamber Efendimizin (sav) en iyi arkadaşlarından, daha yaşarken cennetle müjdelenen Amr Ibni As' dan başkası değildir. Hz. Ömer Amr'a dönerek: - Ey Amr, delikanlıyı duydun, der. O yüce sahabe: - Evet, ben kefilim, der ve genç adam serbest bırakılır. Üçüncü günün sonunda vakit dolmak üzere ama gençten bir haber yoktur. Medine'nin ileri gelenleri Hz. Ömer'e çıkarak gencin gelmeyeceği, dolayısıyla Amr Ibni As'a verilecek idam yerine maktulün diyetini vermeyi teklif ederler, fakat gençler razı olmaz ve babamızın kanı yerde kalsın istemiyoruz derler. Hz. Ömer kendinden beklenen cevabı verir der ki: - Bu kefil babam olsa fark etmez cezayı infaz ederim. Hz Amr Ibni As ise tam bir teslimiyet içerisinde der ki: - Biz de sözümün arkasındayız. Bu arada kalabalıkta bir dalgalanma olur ve insanların arasından genç görünür. Hz. Ömer gence dönerek derki: - Evladım gelmeme gibi önemli bir nedenin vardı neden geldin? Genç vakurla başını kaldırır ve (günümüz insani için pek de önemli olmayan): - 'AHDE VEFASIZLIK ETTI' demeyesiniz diye geldim der. Hz. Ömer başını bu defa çevirir ve Amr Ibni As'a der ki: - Ey Amr, sen bu delikanlıyı tanımıyorsun, nasıl oldu onun yerine kefil oldun?. Amr Ibni As Allah kendisinden ebediyyen razı olsun, vakurla kanımızı donduracak bir cevap verir: - Bu kadar insanın içerisinden beni seçti.'İNSANLIK ÖLDÜ 'dedirtmemek için kabul ettim, der. Sıra gençlere gelir, derler ki: - Biz bu davadan vazgeçiyoruz. Bu sözün üzerine Hz Ömer: - Biraz evvel babamızın kani yerde kalmasın diyordunuz ne oldu da vazgeçiyorsunuz, der. Gençlerin cevabı da dehşetlidir: - MERHAMETLİ İNSAN KALMADI' DEMEYESINIZ DİYE... 8月24日 Siğara sağlığa zararlı deyilmişMÜJDE!! SİGARA SAĞLIĞA ZARARLI DEĞİLMİŞ!!!
Evet, şaka değil.. Sigaranın sağlığa hiçbir zararı yok, zararlı olan, kibrit ya da çakmak. ? Yakmadığınız sürece sigaranın zararı yok. Yanında kibrit ya da çakmak varsa, o zaman bir felaket.. Böyle küçük bir şaka ile bu yazıya başlamanın ilgi çekici olacağını düşündüm. Birçok kişinin, bu haberi duymaktan mutlu olacağını biliyorum, ancak gerçek maalesef böyle değil.. “Dünya Sağlık Örgütü’ne göre; dünyadaki en büyük sağlık sorunu sigaradır. Her 8 saniyede bir kişi sigaranın neden olduğu hastalıklardan dolayı ölüyor. Sigara, içenlerin yarısını öldürmektedir. Her yıl 4 000 000 ölümün nedeni sigaradır. 2020’ de her üç erişkinden birinin ölümü sigaradan olacaktır. Sigara, akciğer kanseri ölümlerinin % 90’ından, tüm kanser ölümlerinin % 30’undan, bronşit ölümlerinin % 75’inden, kalp krizi ölümlerinin % 25’inden sorumludur Türkiye’de ise her yıl yaklaşık 100.000 kişinin sigara nedeniyle öldüğü düşünülmektedir. Üstelik bütün bu ölümler, önlenebilir bir nedenden, yani sigaradan dolayı meydana gelmektedir. Ülkemizde yılda 100.000 kişinin ölümü ne demektir? Bazen büyük rakamlar yeterince göze batıcı olamıyor, şöyle düşünün; ülkemizde her gün bir uçak düşse ve 300 kişi ölse nasıl hissederdiniz? Ya da, her gün 6 otobüs devrilse ve içinden sağ kurtulan olmasa? Her yıl Marmara depreminden 3-4 tane olsa? Bir şehrimize atom bombası atılsa? Bu durumu yeterince kavrayan ülkelerde, sigara tüketimi azalmaya başladı. Örneğin A.B.D.’de son 20 yılda sigara tüketimi %30 azalmış. Buna karşılık, Türkiye’de ise sigara tüketimi, son 20 yılda %80 artmış. Bu kadar tehlikeli olabilmek için, sigara, pek çok madde içeriyor, ancak bunların en zararlı 3 tanesi; nikotin, karbonmonoksit ve katran. Nikotin, sigaranın tütünden kaynaklanan bir aktif maddesi. Enerjiyi, konsantrasyonu, el - göz koordinasyonunu artırır ve öfori yani mutluluk hali oluşturur, iştahı azaltır. Bunlarla birlikte, ciddi bağımlılık oluşturma yeteneği var. Bunu, beyindeki bazı hormon düzeylerini artırmakla başarıyor. Sonuçta, eroin ve esrardan 8 kat güçlü bir bağımlılık yaratabiliyor. Yani, sigara bağımlılığı, yalnız psikolojik bir bağımlılık değil, sigara, gerçek bir fiziksel bağımlılığa da neden oluyor. Yoksunluğunda, huzursuzluk, uykuda bozukluk, konsantrasyon güçlüğü, göz- el koordinasyonunda bozulma, iştahta artış gibi bulgulara neden oluyor. Sonuçta aşırı sigara içme isteği ile, zararlı etkilerin devam etmesi mümkün oluyor. Karbonmonoksit ve katran ise, direkt tütünden kaynaklanmıyor. Bunlar, yanma ürünleri olup, hem tütünün, hem de asıl olarak sigara kağıdının yanmasından kaynaklanıyor. Karbonmonoksit, duman zehirlenmesinde olduğu gibi, kanda, oksijenin yerini alıp vücuda oksijen girişini engellerken, katran, sigaranın neden olduğu en korkunç hastalık olan kanserin, bilinen en tehlikeli etkeni. Sigara içenlerde kanser ve kanserden ölüm oranı, içmeyenlere göre 15 ile 25 kat fazladır. Sigara içiyorsanız, akciğer kanseri olma riskiniz sigara içmeyenlere göre 13 - 22 kat, ağız kanseri olma riskiniz 3 - 30 kat, dişeti kanseri olma riskiniz 5 - 14 kat, dil kanseri olma riskiniz 4 - 33 kat, bademcik kanseri olma riskiniz 7 - 11 kat, gırtlak kanseri olma riskiniz 16 kat, yemek borusu kanseri olma riskiniz , 8 - 10 kat, mesane kanseri olma riskiniz 3 - 5 kat, pankreas kanseri olma riskiniz 2 kat, böbrek kanseri olma riskiniz 5 kat, prostat kanseri olma riskiniz 2 kat, rahim ağzı kanseri olma riskiniz 17 kat, kan kanseri olma riskiniz 2 - 3 kat yüksek demektir. Akciğer kanseri, dünyada en çok rastlanan ve en fazla ölüme yol açan kanserdir, akciğer kanserlerinin % 95’i sigaraya bağlıdır. Ülkemizde her yıl 40 bin kişide akciğer kanseri tespit edilmektedir. Birçok sigara tiryakisinden şunu duydum: Eğer bana sigara içen birinin akciğeri ile içmeyen birinin akciğerini gösterebilirsen, belki duyacağım tiksinti, sigara içmemi engelleyebilir. Bu, tek başına yeterli değil ama, belki yardımı olur diye aşağıdaki fotoğrafa bakabilirsiniz. Sigara içen Sigara içmeyen ![]() Sigara dumanı, akciğere ulaşmadan önce, ağız ve dudakla karşılaşır. Kanser yapıcı etkisi, burada başlar. Dudak kanseri olmuş bir hastanın fotoğrafı, acaba, sigara içme isteğinizi azaltabilir mi? Şansımızı deneyelim.. Fotoğraf aşağıda.. ![]() Hadi kanser olmadınız diyelim. Solunum sistemi ile ilgili birçok problem sizi beklemekte. Bademcik iltihabı, diş çürükleri, diş dökülmesi, sinüzit, burun iltihabı, orta kulak enfeksiyonları ve işitme kayıpları sık sık karşılaşılacak problemler. Kronik bronşit, sigara içenlerin %50 sinde oluşur. Amfizem ve solunum yetmezliği, ileride sigara tiryakilerini bekleyen diğer tehlikeler. Kalp ve Damar sistemi de sigaradan ciddi şekilde etkilenen bir başka sistem. Sigara içenlerde, iyi kolesterol olarak düşünülen HDL oranı azalırken, kötü kolesterol olan LDL oranı artmaktadır. Damar çapında incelme ile birlikte, içeriden yağ plakları birikimi nedeniyle oluşan daralma sonucunda, damar tıkanıklıkları gelişmektedir. Olay, gangren sonucu uzuv kaybına neden olabilmektedir. Bir de gangrenli bacak fotoğrafı umarım sabrınızı taşırmaz.. ![]() Hipertansiyon ve kalp damarlarındaki tıkanma sonucu gelişen kalp krizi sigaranın diğer marifetleri. “Sigara hazmı kolaylaştırıyor” diyenlere, sindirim sistemi üzerindeki etkilerinden bahsedelim. Sigara, tükürük salgısını azaltır, yemek borusunun alt ucunun basıncını azalttığı için reflü hastalığına yol açar, ülsere zemin hazırlar ve iyileşmesini geciktirir, özellikle alkol ile tüketildiğinde bu pankreas ve karaciğer kanserine zemin hazırlar, yemek borusu kanseri ihtimalini artırır. “Sigara, dikkatimi toplamama yardımcı oluyor” diyenlere hayır diyemem, ancak erken bunamaya ve Parkinson hastalığının tanısının konmasında gecikmeye neden olduğunu da unutmayın diyebilirim. Beyin kanaması riskini 2 kat, felç riskini 3 kat artırdığını da ekleyelim. Kadınlarda, adet düzensizliği, kısırlık, ciltte kırışıklık ve renk değişikliği, seste kalınlaşma, erken menopoz, kemik erimesi, hamilelik sırasında, dış gebelik, erken doğum, düşük ihtimallerini artırır. Erkeklerde, prostat kanserine neden olabilir, sperm kalitesini bozar, iktidarsızlık ve cinsel isteksizliğe neden olabilir. Sigara içenler, kendileri yanında sevdiklerine de zarar verirler. Sigara dumanını solumak zorunda kalanlarda da, aynı etkiler ortaya çıkar. Evde sigara içiliyorsa, çocuklar ortalama günde 5 sigara içmiş olmaktadır. Bu evlerde yaşayan bebekler hastaneye 3 kat daha fazla başvurmakta, ani bebek ölümü riski 2.5 kat artmakta, bebeklerde kolik tarzı karın ağrısı sıklığı 2 kat artmaktadır. Çocuklarda astım ve solunumsal enfeksiyon riski 2 kat artmakta, erişkinliğe ulaştıklarında da akciğer kanseri, kronik bronşit sıklığı artmaktadır. Kocası sigara içen kadınlarda da akciğer kanserinden ölüm oranı 2-3 kat artmaktadır. Son olarak sigaranın neden olduğu çevresel zararlardan kısaca bahsedelim. Sigara nedeniyle, iş ve trafik kazaları oranı artar, çevre kirliliği oluşur. Birçok yangından da sorumlu olan sigaradır. ABD'de sigaraya bağlı yangınlarda 2300 ölüm 5000 yaralanma ve 500 milyon dolar ekonomik kayıp olmuştur (1981). Aydın’da 1999’da meydana gelen 165 yangından 83’ünün sigaraya bağlı olduğu saptanmıştır; 33 ev, 1 fabrika, 6 işyeri, 1 resmi daire, 13 araç ile 29 bahçe ve ormanlık alan. Lütfen bu riskleri önemseyin. Bunların hiçbiri benim başıma gelmez demeyin. Korkunç bir hastalıkla karşılaşan insanların çoğu da muhtemelen bana bir şey olmaz diyenledir. Sigara içmediyseniz, sakın denemeyin. İçiyorsanız, bağımlılık oluşmadan hemen bırakmaya çalışın. Bırakamıyorsanız, yardım isteyin. Doktorlarınız, size sigarayı bıraktırmak için çok istekli ve yardıma hazırdır. |
|
|