safiye's profilesafiye adlı kullanıcının...PhotosBlogListsMore Tools Help

Blog


    August 27

    ahde vefa

    AHDE VEFA

    Hz. Ömer arkadaşlarıyla sohbet ederken, huzura üç genç girerler. Derler ki :

    -          Ey halife, bu aramızdaki arkadaş bizim babamızı öldürdü. Ne gerekiyorsa lütfen yerine getirin.

    Bu söz üzerine Hz. Ömer suçlanan gence dönerek

     -          Söyledikleri doğru mu diye sorar.

    Suçlanan genç der ki :

    -          Evet doğru.  

    Bu söz üzerine Hz Ömer anlat bakalım nasıl oldu diye sorar. Genç anlatmaya başlar:

    -        -  Ben bulunduğum kasabada hali vakti yerinde olan bir insanım. Ailemle beraber gezmeye çıktık, kader bizi arkadaşların bulunduğu yere getirdi. Affedersiniz hayvanlarımın arasında bir güzel atım var ki dönen bir defa daha bakıyor. Hayvana ne yaptıysam bu arkadaşların bahçesinden meyve koparmasına engel olamadım. Arkadaşların babası içerden hışımla çıktı atıma bir taş attı, atım oracıkta öldü. Nefsime bu durum ağır geldi, ben de bir taş attım, babası
    öldü. Kaçmak istedim fakat arkadaşlar beni yakaladı, durum bundan ibaret,
    dedi. Hz Ömer:

    -          Söyleyecek bir şey yok, bu suçun cezası idam. Madem suçunu da kabul ettin, dedi. Bu sözden sonra delikanlı söz alarak:

    -          Efendim bir özrüm var, diyerek konuşmaya başladı: 

    -         Ben memleketinde zengin bir insanım, babam, rahmetli olmadan bana epey bir altın bıraktı. Gelirken kardeşim küçük olduğu için saklamak zorunda kaldım. Şimdi siz bu cezayı infaz ederseniz yetimin hakkını zayi ettiğiniz için Allah(cc) indinde sorumlu olursunuz, bana üç gün izin verirseniz ben emaneti kardeşime teslim eder gelirim, bu üç gün içinde yerime birini bulurum, der. 

     Hz. Ömer der ki:

    -          Bu topluluğa yabancı birisin, senin yerine kim kalır ki?

    Sözün burasında genç adam ortama bir göz atar, der ki: 

    -          Bu zat benim yerime kalır. O zat Hz. Peygamber Efendimizin (sav) en iyi arkadaşlarından, daha yaşarken cennetle müjdelenen Amr Ibni As' dan başkası değildir. Hz. Ömer Amr'a dönerek: 

    -          Ey Amr, delikanlıyı duydun, der. O yüce sahabe:

    -          Evet, ben kefilim, der ve genç adam serbest bırakılır. Üçüncü günün sonunda vakit dolmak üzere ama gençten bir haber yoktur. Medine'nin ileri gelenleri Hz. Ömer'e çıkarak gencin gelmeyeceği, dolayısıyla Amr Ibni As'a verilecek idam yerine maktulün diyetini vermeyi teklif ederler, fakat gençler razı olmaz ve babamızın kanı yerde kalsın istemiyoruz derler. Hz. Ömer kendinden beklenen cevabı verir der ki: 

    -          Bu kefil babam olsa fark etmez cezayı infaz ederim. Hz Amr Ibni As ise tam bir teslimiyet içerisinde der ki: 

    -          Biz de sözümün arkasındayız. Bu arada kalabalıkta bir dalgalanma olur ve insanların arasından genç görünür. Hz. Ömer gence dönerek derki: 

    -          Evladım gelmeme gibi önemli bir nedenin vardı neden geldin? 

    Genç vakurla başını kaldırır ve (günümüz insani için pek de önemli olmayan): 

    -          'AHDE VEFASIZLIK ETTI' demeyesiniz diye geldim der. Hz. Ömer başını bu defa çevirir ve Amr Ibni As'a der ki: 

    -         Ey Amr, sen bu delikanlıyı tanımıyorsun, nasıl oldu onun yerine kefil oldun?. Amr Ibni As Allah kendisinden ebediyyen razı olsun, vakurla kanımızı donduracak bir cevap verir: 

    -          Bu kadar insanın içerisinden beni seçti.'İNSANLIK ÖLDÜ 'dedirtmemek için kabul ettim, der. Sıra gençlere gelir, derler ki: 

    -          Biz bu davadan vazgeçiyoruz. 

    Bu sözün üzerine Hz Ömer: 

    -          Biraz evvel babamızın kani yerde kalmasın diyordunuz ne oldu da vazgeçiyorsunuz, der. Gençlerin cevabı da dehşetlidir: 

    -          MERHAMETLİ İNSAN KALMADI' DEMEYESINIZ DİYE...

    August 24

    Siğara sağlığa zararlı deyilmiş

    MÜJDE!! SİGARA SAĞLIĞA ZARARLI DEĞİLMİŞ!!!           


    Evet, şaka değil..

    Sigaranın sağlığa hiçbir zararı yok, zararlı olan, kibrit ya da çakmak. ?

    Yakmadığınız sürece sigaranın zararı yok.

    Yanında kibrit ya da çakmak varsa, o zaman bir felaket..

    Böyle küçük bir şaka ile bu yazıya başlamanın ilgi çekici olacağını düşündüm.

    Birçok kişinin, bu haberi duymaktan mutlu olacağını biliyorum, ancak gerçek maalesef böyle değil..

    “Dünya Sağlık Örgütü’ne göre; dünyadaki en büyük sağlık sorunu sigaradır. Her 8 saniyede bir kişi sigaranın neden olduğu hastalıklardan dolayı ölüyor.

    Sigara, içenlerin yarısını öldürmektedir. Her yıl  4 000 000 ölümün nedeni sigaradır. 2020’ de her üç erişkinden birinin ölümü sigaradan olacaktır.

    Sigara, akciğer kanseri ölümlerinin % 90’ından, tüm kanser ölümlerinin % 30’undan, bronşit ölümlerinin % 75’inden, kalp krizi ölümlerinin % 25’inden sorumludur

    Türkiye’de ise her yıl yaklaşık 100.000 kişinin sigara nedeniyle öldüğü düşünülmektedir. Üstelik bütün bu ölümler, önlenebilir bir nedenden, yani sigaradan dolayı meydana gelmektedir.

    Ülkemizde yılda 100.000 kişinin ölümü ne demektir? Bazen büyük rakamlar yeterince göze batıcı olamıyor, şöyle düşünün; ülkemizde her gün bir uçak düşse ve 300 kişi ölse nasıl hissederdiniz? Ya da, her gün 6 otobüs devrilse ve içinden sağ kurtulan olmasa?

    Her yıl Marmara depreminden 3-4 tane olsa?

    Bir şehrimize atom bombası atılsa?

    Bu durumu yeterince kavrayan ülkelerde, sigara tüketimi azalmaya başladı. Örneğin A.B.D.’de son 20 yılda sigara tüketimi %30 azalmış. Buna karşılık, Türkiye’de ise sigara tüketimi, son 20 yılda %80 artmış.

    Bu kadar tehlikeli olabilmek için, sigara, pek çok madde içeriyor, ancak bunların en zararlı 3 tanesi; nikotin, karbonmonoksit ve katran.

    Nikotin, sigaranın tütünden kaynaklanan bir aktif maddesi. Enerjiyi, konsantrasyonu, el - göz koordinasyonunu artırır ve öfori yani mutluluk hali oluşturur, iştahı azaltır.



    Bunlarla birlikte, ciddi bağımlılık oluşturma yeteneği var. Bunu, beyindeki bazı hormon düzeylerini artırmakla başarıyor.

    Sonuçta, eroin ve esrardan 8 kat güçlü bir bağımlılık yaratabiliyor. Yani, sigara bağımlılığı, yalnız psikolojik bir bağımlılık değil, sigara, gerçek bir fiziksel bağımlılığa da neden oluyor.

    Yoksunluğunda, huzursuzluk, uykuda bozukluk, konsantrasyon güçlüğü, göz- el koordinasyonunda bozulma, iştahta artış gibi bulgulara neden oluyor. Sonuçta aşırı sigara içme isteği ile, zararlı etkilerin devam etmesi mümkün oluyor.

    Karbonmonoksit ve katran ise, direkt tütünden kaynaklanmıyor. Bunlar, yanma ürünleri olup, hem tütünün, hem de asıl olarak sigara kağıdının yanmasından kaynaklanıyor.

    Karbonmonoksit, duman zehirlenmesinde olduğu gibi, kanda, oksijenin yerini alıp vücuda oksijen girişini engellerken, katran, sigaranın neden olduğu en korkunç hastalık olan kanserin, bilinen en tehlikeli etkeni.

    Sigara içenlerde kanser ve kanserden ölüm oranı, içmeyenlere göre 15  ile  25  kat fazladır.

    Sigara içiyorsanız, akciğer kanseri olma riskiniz  sigara içmeyenlere göre 13 - 22  kat, ağız kanseri olma riskiniz  3 - 30  kat, dişeti kanseri olma riskiniz  5 - 14  kat, dil kanseri olma riskiniz  4 - 33  kat, bademcik kanseri olma riskiniz  7 - 11  kat, gırtlak kanseri olma riskiniz  16  kat, yemek borusu kanseri olma riskiniz  , 8 - 10  kat, mesane kanseri olma riskiniz  3 - 5  kat, pankreas kanseri olma riskiniz  2  kat, böbrek kanseri olma riskiniz   5  kat, prostat kanseri olma riskiniz  2  kat, rahim ağzı kanseri olma riskiniz  17  kat, kan kanseri olma riskiniz  2 - 3  kat yüksek demektir.

    Akciğer kanseri, dünyada en çok rastlanan ve en fazla ölüme yol açan kanserdir, akciğer kanserlerinin % 95’i sigaraya bağlıdır. Ülkemizde her yıl 40 bin kişide akciğer kanseri tespit edilmektedir.

    Birçok sigara tiryakisinden şunu duydum: Eğer bana sigara içen birinin akciğeri ile içmeyen birinin akciğerini gösterebilirsen, belki duyacağım tiksinti, sigara içmemi engelleyebilir. Bu, tek başına yeterli değil ama, belki yardımı olur diye aşağıdaki fotoğrafa bakabilirsiniz.

    Sigara içen                                                                       Sigara içmeyen


    Sigara dumanı, akciğere ulaşmadan önce, ağız ve dudakla karşılaşır. Kanser yapıcı etkisi, burada başlar.

    Dudak kanseri olmuş bir hastanın fotoğrafı, acaba, sigara içme isteğinizi azaltabilir mi? Şansımızı deneyelim..

    Fotoğraf aşağıda..


    Hadi kanser olmadınız diyelim. Solunum sistemi ile ilgili birçok problem sizi beklemekte.

    Bademcik iltihabı, diş çürükleri, diş dökülmesi, sinüzit, burun iltihabı, orta kulak enfeksiyonları ve işitme kayıpları sık sık karşılaşılacak problemler. Kronik bronşit, sigara içenlerin %50 sinde oluşur.

    Amfizem ve solunum yetmezliği, ileride sigara tiryakilerini bekleyen diğer tehlikeler.

    Kalp ve Damar sistemi de sigaradan ciddi şekilde etkilenen bir başka sistem. Sigara içenlerde, iyi kolesterol olarak düşünülen HDL oranı azalırken, kötü kolesterol olan LDL oranı artmaktadır.

    Damar çapında incelme ile birlikte, içeriden yağ plakları birikimi nedeniyle oluşan daralma sonucunda, damar tıkanıklıkları gelişmektedir.

    Olay, gangren sonucu uzuv kaybına neden olabilmektedir. Bir de gangrenli bacak fotoğrafı umarım sabrınızı taşırmaz..
     



    Hipertansiyon ve kalp damarlarındaki tıkanma sonucu gelişen kalp krizi sigaranın  diğer marifetleri.

    “Sigara hazmı kolaylaştırıyor” diyenlere, sindirim sistemi üzerindeki etkilerinden bahsedelim.

    Sigara, tükürük salgısını azaltır, yemek borusunun alt ucunun basıncını azalttığı için reflü hastalığına yol açar, ülsere zemin hazırlar ve  iyileşmesini geciktirir, özellikle alkol ile tüketildiğinde bu pankreas ve karaciğer kanserine zemin hazırlar, yemek borusu kanseri ihtimalini artırır.

    “Sigara, dikkatimi toplamama yardımcı oluyor” diyenlere hayır diyemem, ancak erken bunamaya ve Parkinson hastalığının tanısının konmasında gecikmeye neden olduğunu da unutmayın diyebilirim. Beyin kanaması riskini 2 kat, felç riskini 3 kat artırdığını da ekleyelim.

    Kadınlarda, adet düzensizliği, kısırlık, ciltte kırışıklık ve renk değişikliği, seste kalınlaşma, erken menopoz, kemik erimesi, hamilelik sırasında, dış gebelik, erken doğum, düşük ihtimallerini artırır.

    Erkeklerde, prostat kanserine neden olabilir, sperm kalitesini bozar, iktidarsızlık ve cinsel isteksizliğe neden olabilir.

    Sigara içenler, kendileri yanında sevdiklerine de zarar verirler. Sigara dumanını solumak zorunda kalanlarda
    da, aynı etkiler ortaya çıkar. Evde sigara içiliyorsa, çocuklar ortalama günde 5 sigara içmiş olmaktadır. Bu evlerde yaşayan bebekler hastaneye 3 kat daha fazla başvurmakta, ani bebek ölümü riski 2.5 kat  artmakta, bebeklerde kolik tarzı karın ağrısı sıklığı 2 kat artmaktadır.  

    Çocuklarda astım ve solunumsal enfeksiyon riski 2 kat artmakta, erişkinliğe ulaştıklarında da  akciğer kanseri, kronik bronşit sıklığı artmaktadır.  Kocası sigara içen kadınlarda da akciğer kanserinden  ölüm oranı 2-3 kat artmaktadır.  

    Son olarak sigaranın neden olduğu çevresel zararlardan kısaca bahsedelim. Sigara nedeniyle, iş ve trafik kazaları oranı artar, çevre kirliliği oluşur. Birçok yangından da sorumlu olan sigaradır.

    ABD'de sigaraya bağlı yangınlarda 2300 ölüm  5000 yaralanma ve 500 milyon dolar ekonomik kayıp olmuştur (1981).

    Aydın’da 1999’da meydana gelen 165 yangından 83’ünün sigaraya bağlı olduğu saptanmıştır; 33 ev, 1 fabrika, 6 işyeri, 1 resmi daire, 13 araç ile 29 bahçe ve ormanlık alan.

    Lütfen bu riskleri önemseyin.

    Bunların hiçbiri benim başıma gelmez demeyin. Korkunç bir hastalıkla karşılaşan insanların çoğu da muhtemelen bana bir şey olmaz diyenledir.  

    Sigara içmediyseniz, sakın denemeyin.

    İçiyorsanız, bağımlılık oluşmadan hemen bırakmaya çalışın.

    Bırakamıyorsanız, yardım isteyin.

    Doktorlarınız, size sigarayı bıraktırmak için çok istekli ve yardıma hazırdır.