safiye's profilesafiye adlı kullanıcının...PhotosBlogListsMore Tools Help

Blog


    October 29

    Aşk Dediğin Üç Harf, Beş Nokta…‏


     

    http://ayhanozturk.files.wordpress.com/2007/05/228045707_4b4dbdd8cb.jpg
     
    Aşk dediğin elif gibi olmalı, dümdüz, dosdoğru…

    Aşk dediğin şın gibi olmalı, şeksiz, şüphesiz ve üç noktası özü, sözü, gözü anlatmalı…

    Aşk dediğin kaf gibi olmalı, kaf dağı gibi ulaşılmaz erişilmez olmalı, iki zirvesi iki nokta gibi göğe uzanmalı, biri can biri canan olmalı…   Hem kaf aşkın kalbidir onu çıkarınca gariye aş kalır mide kalır…

    Aşk gönül işidir; gıdası cananın tebessümü, bir tatlı sözüdür…

    Alemin var olma sebebi Aşk’tır, dünya Aşk ile döner, güneş her sabah Aşk’a gülümser, yıldızlar kara gecede Aşk’ı aydınlatır, yağmur bile Aşk’ı yeşertmek için yağar aleme…

    Gülün nazı, bülbülün niyazı hep Aşk içindir… 

    Şairlerin yazdığı, ressamların çizdiği hep Aşk değil midir?

     “… Aşk sözcüğü zaten sözlükte sarmaşık demekmiş.  Bir sarmaşık çınarları servileri nasıl sarmalarsa Aşk da öyle sarıp sarmalarmış çınar gibi yiğitleri, servi boylu dilberleri ve her sarmaşık sardığı ağacı kuruturmuş; sonunda dıştan yemyeşil ve güzel gösterirmiş ama içten içe kurutur, çürütür, çökertirmiş… ”

     “ … sevmenin tabakaları muhabbet, Aşk ve dert olmak üzere üç derecedir;

    - muhabbet odur ki; mahbubunu görürse memnundur, görmezse kaydında değildir,

    - Aşk odur ki; mahbubunu görürse memnundur, görmezse mahzundur,

    - dert odur ki; mahbubunu görürse de mahzundur, görmezse de mahzundur… ”

    Aşk hüznün dostudur, hasretin yoldaşı…  Gurbettir hep aşkın mekanı…  Hep biri ister, biri gözler, birden başkası düşmanıdır aşkın…

    http://img2.blogcu.com/images/h/u/z/huzunbulutum/kalpqk3.jpg

    Aşkın tek gıdası, ekmeği, aşı, aşığın gözyaşıdır.  Aşkın bayramı maşuğun bir tek tebessümüdür…

    Aşk; görebilmektir, binlerce kişi içinde onu görebilmek, ama bazen de görmezden gelebilmektir.

    Aşk dua etmektir; “Yarabbi ona da benim sevgimi ver” gibi dualar aşığın duası değildir, çünkü aşkta karşılık beklemek yoktur.  Aşığın duası her an “Yarabbi onun hakkında hep en hayrlısını nasip et, ona gelecek dertler, üzüntüler bana gelsin” diyebilmektir.  Ya da “Ben öleyim o kalsın, ben ağlayayım o gülsün” …

    Ama en önemlisi Hz.Ebubekir’in duası gibi dua etmektir.  Hani diyor ya “Yarabbi benim vücudumu o kadar büyüt ki cehennemde benden başka kimseye yer kalmasın.” İşte Aşık en azından diyebilmeli ki “Yarabbi benim vücudumu iki kişilik yap eğer onun cezası varsa onun yerine de ben yanayım, yer kalmasın cehennemde o dışarda kalsın.”

    Hatırlamak; unutanlara has bir özellktir.  Aşk dediğin unutmak tükenmektir diye bilip hiç unutmamaktır…

    Aşk; herşeyi, her anı, her zamanı, her mekanı O ve diğerleri diye ayırmaktır.  Onsuz bir geçmişi buruşturup çöpe atabilmek, onsuz bir geleceği hayal bile etmemektir.

    Aşk, Nazdır.  Tüm sevdaların olmazsa olmazı naz..  Türk’ün ta Türkistan’dan çıkıp geldiği, İstanbul’un Fatih’e ettiği naz…  Naz anlayana niyazdır.  Bilesin!

    Aşk en çok da haddini bilmektir…

    Ve aşk susmayı bilmektir, susabilmektir…

    Aşk dediğin…

    Neyse…

    October 25

    istediğiniz resme tıklıyarak ortada açılmasını sağlayabilirsiniz


     

     

       ( BEYENDİYSENİZ EĞER; ALTTAKİ bloga al YAZISINI TIKLAYIN SİZİN ALANINIZDADA OLSUN Göz kırpmaVEDE ŞİMDİDEN HAYIRLI OLSUNGülümseme )

           

                  

     

     

    DOSTLAR OLMALI İNSANIN

    DOSTLARI OLMALI İNSANIN,

    AYNEN GEMİLERİN LİMANLARI GİBİ.

    ZAMAN ZAMAN UĞRADIĞIN,YÜKÜNÜ BOŞALTTIĞIN,

    DALGALAR DİNİNCEYE KADAR BEKLEDİĞİN KOYNUNDA.

    SONRA AÇIK DENİZLERE UĞURLAMALI SENİ,

    GERİ DÖNECEĞİN GÜNÜ BEKLEME UMUDUYLA,

    BAZEN,RÜZGARA O AÇMALI YELKENİNİ,

    YANAĞINA KONAN BİR ÖPÜCÜĞÜN COŞKUSUYLA,

    HALATLARINI ÇÖZMELİ,

    SENİ ÇOK AMA ÇOK ÖZLEMELİ.

    DOSTLARI OLMALI İNSANIN,

    ERMİŞ,BİLGE,HAYATI EZBERE OKUYABİLEN ,

    DÜŞÜNMEDİKLERİNİ DÜŞÜNDÜREN,

    SENİ BİR CAMBAZ İPİNDE,GÜVENDE TUTABİLEN,

    GEREKTİĞİNDE SENİN İÇİN ATEŞİ YUTABİLEN,

    YOLUNU IŞITAN OLMALI,

    ŞEKİLLENDİRMEYI ÖĞRETMELİ HAYATIN ÇÖMLEĞİNİ.

    SANA VERMELİ SOĞUK BİR KIŞ GÜNÜNDE

    ÜZERİNDEKİ TEK GÖMLEĞİNİ….


     

    October 05

    Fark etmeli

     
     
    Farkında Olmalı İnsan
    Kendisinin, Hayatın, Olayların, Gidişatın Farkında Olmalı.Farkı Fark Etmeli, Fark Ettiğini De Fark Ettirmemeli Bazen…
    Bir Damlacık Sudan Nasıl Yaratıldığını Fark Etmeli!
    Anne Karnına Sığarken Dünyaya Neden Sığmadığını Ve En Sonunda Bir Metre Karelik Yere Nasıl Sığmak Zorunda Kalacağını Fark Etmeli!
    Şu Çok Geniş Görünen Dünyanın, Ahirete Nispetle Anne Karnı Gibi Olduğunu Fark Etmeli!
    Henüz Bebekken “Dünya Benim!” Dercesine Avuçlarının Sımsıkı Kapalı Olduğunu, Ölürken De Aynı Avuçların “Her Şeyi Bırakıp Gidiyorum İşte!” Dercesine Apaçık Kaldığını Fark Etmeli!
    Ve Kefenin Cebinin Bulunmadığını Fark Etmeli!
    Baskın Yeteneğini Fark Etmeli Sonra!
    Azrailin Her An Sürpriz Yapabileceğini, Nasıl Yaşarsa Öyle Öleceğini Fark Etmeli İnsan!
    Ve Ölmeden Evvel Ölebilmeli…
    Hayvanların Yolda Kaldırımda Çöplükte Ama Kendisinin Güzel Hazırlanmış Mükellef Bir Sofrada Yemek Yediğini Fark Etmeli!
    Eşref-İ Mahlûkat (Yaratılmışların En Güzeli) Olduğunu Fark Etmeli!Ve Ona Göre Yaşamalı!
    Gülün Hemen Dibindeki Dikeni Dikenin Hemen Yanı Başındaki Gülü Fark Etmeli!
    Evinde 4 Kedi 2 Köpek Beslediği Halde Çocuk Sahibi Olmaktan Korkmanın Mantıksızlığını Fark Etmeli!
    Sevdiğine “Seni Çok Seviyorum!” Demenin Mutluluk Yolundaki Müthiş Gücünü Fark Etmeli!
    Dolabında Asılı 25 Gömleğinin Sadece Üçünü Giydiğini Ama Arka Sokaktaki Komşusunun O Beğenilmeyen Gömleklere Muhtaç Olduğunu Fark Etmeli!
    Zenginliğin Ve Bereketin Sofradayken Önünde Biriken Ekmek Kırıntılarını Yemekte Gizlendiğini Fark Etmeli!
    Annesinden Doğarken Tertemiz Teslim Aldığı Gırtlağını 60-70 Yıl Sonra Sigara Yüzünden Azrail’e Soba Borusu Gibi Teslim Etmenin Emanete Hıyanet Sayılacağını Fark Etmeli!
    63 Yıllık Ömründe Hiç Karnı Doymayan Bir Peygamber’in (S.A.V.) Ümmeti Olarak Aşırı Beslenme Yüzünden Sarkan Göbeğini Fark Etmeli. FARK ETMELİ!!!
    Ömür Dediğin Üç Gündür,
    Dün Geldi Geçti Yarın Meçhuldür,
    O Halde Ömür Dediğin Bir Gündür, O Da Bugündür…!!!
     
    October 02

    :)


     

    5 yaş sendromu Açık ağızlı
     

    Ramazan 1
    Bu gün evde bir acaiplik var.
    Herkes sessizce işine okuluna gidiyor.
    Annem 'Zeynep hadi sana kahvaltı hazırlayalım' dedi.
    Kimse yemek yemiyor, su içmiyor.
    Ablam bile!

    Ramazan 5
    Önce diyet yaptıklarını sanmıştım.
    İzledim hepsini.
    Akşama doğru hepsi sessizleşiyor.
    Sofrayı hazırlayıp ezanı bekliyorlar.
    Onları böyle seyretmek, öyle hoş ki.
    Başka zaman, susmak bilmeyen ablamın bu hali içten içe güldürüyor beni.
    Ama gülmeye cesaretim yok.

    Ramazan 9
    'Niye böyle yapıyorlar? ' Ablama sordum, 'Büyüyünce anlarsın..' dedi.
    Zaten başka ne der ki…
    Anneme sordum, Ramazan dedi.
    Babama sordum, Oruç dedi.

    Ramazan 11
    Bu Ramazan ve Oruç isimli iki kişi, bizimkilere yeme-içme yasağı koymuş demek.
    Arkadaşım Fatıma'ya sordum.
    Onun ailesi de gündüzleri yemek yemiyor su içmiyormuş.

    Ramazan 14
    Kaşık çatal sesleri, konuşmalar duydum.
    Uyandım.
    Babama haber vermeye koştum, yatağında yok!
    Çaresiz, huysuz ablamın odasına koştum.
    O da yok!
    Korkmadım, Ben bu hırsızların hakkından gelirim! ' dedim.
    Aldım elime paspasın sapını, aniden açtım mutfak kapısını.
    Sopamı havaya kaldırdım öylece kaldım oracıkta.
    Bizimkiler yemek yiyorlar!
    Vay uyanıklar.
    Gündüz Oruç ile Ramazan'dan korkup gece yiyorlar.
    Birde üstüme gülüyorlar…
    Korkaklar.

    Ramazan 17
    Önceleri, Oruç ile Ramazan'ı bulup şikayet etmeyi düşündüm.
    Fakat ablamın yemek yemedikçe pamuk gibi yumuşadığını fark ettim.
    Babam ile Annem de artık tartışmıyorlar.
    O zaman devam.
    Belli ki Oruç ve Ramazan iyi kalpli iki amca.

    Ramazan 19
    Her gün bize beyaz başörtülü teyzeler geliyor.
    Oturup birlikte Kur'an okuyorlar.
    Her zaman ki gibi mobilyadan, gelinden, kaynanadan, konuşmuyorlar.
    Ellerini açıp herkese dua ediyorlar.
    Sevim teyze de başını örtmüş.
    Çok da yakışmış

    Ramazan 22
    Her şey aynen devam ediyor.
    Televizyonlar bile uslu uslu konuşuyor.
    Hepsi akşam ezan okuyor.
    İftar iftar deyip bütün şehir birden yemeğe başlıyor.
    Ne hoş.

    Ramazan 24
    Oruç'u merak ediyorum.
    Geçen gün Ayşe teyzem Annemle konuşuyorlardı.
    Şöyle şöyle yaparsam Oruç bozulur mu?
    Yok böyle olursa Oruç kaçar mı?
    Demek ki Oruç, çok duygulu birisi.
    İnsanlar kötü bir şey yapınca bozuluyor.
    Kötülüğü gördüğü yerden kaçıyor.
    Oruc'u ve Ramazan'ı artık iyice merak ediyorum.
    Onlarla tanışmaya can atıyorum.

    Ramazan 25
    Bu günlerde herkes Kadir gecesinden bahsediyor.
    Şimdiye kadar gecesi olan bir adam göremedim.
    Bu Kadir de kim?
    Bin aydan hayırlı gecesi varmış.
    O gece uyumamak, namaz kılmak, Kur'an okumak önemliymiş.

    Ramazan 26
    İftarı çok sevdim.
    Akşam yemek yemeye İftar diyorlar.
    Gece yemek yemenin adı da Sahur.
    İftar sonrası eğlenceler oluyor.
    Babam camilere götürüyor bizi.
    Herkes sokaklarda, camide, neşe içinde.

    Ramazan 28
    Merak içinde beklerken uyuyakaldım.
    Kadir, gecesiyle beraber gelmiş gitmiş.
    Ben göremedim.
    Anlayamıyorum.
    Bu yüzden ağabeyimi çok özlüyorum.
    Ablama soru sormaya kalksam, bana doya doya gülüyor.
    Sonra da arkadaşlarına anlatıyor, birlikte gülüyorlar.
    Sinir oluyorum.
    Abim uzak bir şehirde üniversitede okuyor.
    'Abim ne zaman geliyor? ' diye aneme soruyorum.
    'Bayram gelsin, o da gelecek' diyor.
    Oruç, Ramazan, gece gelen Kadir'den sonra şimdide Bayram! ..
    Soramıyorum 'Bayram kim? ' diye.
    Neden o gelmeden abim gelemiyor?
    Belki de abimin arkadaşıdır.
    Çok özledim abimi.
    Bayram'ı da alsın gelsin tanışalım.

    Ramazan 29 / Arefe
    Sonunda bir hanım ismi duydum.
    Arife diyemiyorlar mı ne?
    Arefe diyorlar.
    Niye Arefe?
    'Arife' olması gerekmiyor mu?
    Yengemin adı gibi yani...
    'Arefe geliyor, daha temizliği bitirmedik.' diyor Annem.
    Demek ki Arife teyze çok titiz.
    İyice telaşlandılar.
    Bir Bayram diyorlar, bir Arefe, harıl harıl çalışıyorlar.
    Temizlik yapılıyor.
    Yemekler hazırlanıyor.
    Anneme 'Bayram ne zaman gelecek? ' dedim, 'Arefe'den sonra' dedi.
    Demek ki Bayram ile Arefe evli değil.
    Akraba da değil.
    Kafam karma karışık.
    Salih abim bi gelse de her şeyi bana anlatsa.

    Ve Bayram geldi

    Sabah kalktığımda, herkesi kahvaltıda yakaladım! .
    Oruç öldü heralde diye düşündüm.
    Gece Abim gelmiş.
    Sevinçten haykırdım.
    Çok özlemişiz birbirimizi.
    Bütün olanı biteni bir güzel anlattım Abime.
    Yüzüme bakarken, bana tebessüm ettiğini gördüm.
    Ablama sormamakla ne iyi ettiğimi anladım.
    Abimin tebessüm ettiği yerde, Ablam kahkaha atar.
    Abime küser gibi yaptım, hemen gönlümü aldı.
    Bana her şeyi baştan anlattı, bu sefer de ben gülmeye başladım.

    ***

    Abimden söz aldım.
    Kimseye anlatmayacak, konuştuklarımızı yazmak için izin istedi.
    Ben de verdim..
    Ramazan günlüğü işte böyle ortaya çıktı.
    Abim buna bir de isim buldu: 5 Yaş Sendromu.
    Sendromu anlamadım.
    Ama olsun, Abime güveniyorum.
    Gerçi Ablam'a göre 4 yaşındayım.
    Annem 5 yaşında olduğumu söylüyor.
    Babam daha 4 yaşından gün almadı diyor.
    Abim bu konu beni aşar diyor.

    Bayramı çok sevdim.
    Ama Ablam tekrar o sinirli haline dönecek diye, Ramazanın gidişine çok üzüldüm...

    Bizim için her gün Ramazan olsa! ...
    Ne iyi olur...